ALEYNA COCUK DIGERLERI TILKI

Sayın Bakanım;

Koltuk yeni, görev ateşten gömlek. Kucağınıza bırakılan çözülmeyi bekleyen onlarca konu…

Emeklilikte yaşa takılanlar ofsayta yakalandı, emekliye promosyonda top Başbakanımıza atıldı, emekli maaşları ve yeni dönem asgari ücreti için gözler şeref tribününde sizlerde.

Ancak öğrendik ki şu 16 yaşında ki genç kızımız için Bakanlık devreye girmiş. Çalışma Bakanlığı Aleyna Tilki’nin sahneye çıktığı mekanları incelemeye almış. Açıklamanızda; Tilki’nin bir çocuk olduğuna dikkat çekerek gece kulüplerinde sahneye çıkmasına tepki göstermiş ve şunları söylemişsiniz;
“18 yaşından küçük olan herkes bizim için çocuktur. Ruhsal ve psikolojik gelişimlerinin tamamlanması için bu yaş altındaki herkesin kötü alışkanlıklardan ve gelişimine olumsuz etki edecek ortamlardan uzak tutulması gerekmektedir. Biz eğitim merkezlerimizin çevresinde dahi alkollü mekanlara geçit vermezken eğitim yaşındaki çocuklarımızı bu alışkanlıkların merkezlerine asla teslim edemeyiz.”

İş Kanunu’na göre çocukların gece çalıştırılamayacağını vurgulamış sözlerinize şöyle devam etmişsiniz: “4857 sayılı İş Kanunu’nun 69’uncu maddesine göre; gece dönemine rastlayan sürelerde 18 yaş altında çocuklar çalıştırılamaz. Gece döneminden kasıt 20.00 ile 06.00 olarak belirlenmiştir.

Buraya kadar herşey iyi hoş güzel de Bakanlığın bu maganzinsel yaklaşımına ben biraz da gerçekleri eklemek isterim.

Sayın Bakanım;

Türkiye’de 22 milyon 870 bin 683 çocuk bulunuyor.

TÜİK’in açıkladığı çocuk istatistikleri, çocuk işçi sorununu bir kez daha gözler önüne seriyor. Buna göre, son 1 yılda istihdam edilen çocuk sayısı 7 bin artarak 709 binden 716 bine yükseldi. Üstelik bu artışı taşıyan kız çocukları oldu.

2014 yılında 503 bin olan erkek çocuk işçi sayısı 2015 yılında 497 bine gerilerken, çalışan kız çocuk işçi sayısında ise dikkat çekici bir artış yaşandı ve işçi kız çocuğu sayısı 206 binden 219 bine yükseldi.

Bu rakamlarla çocuklarda istihdama katılım oranı toplamda yüzde 21’de sabit kalırken, kız çocuklarda ise yüzde 12.1’den yüzde 13’e yükseldi.

 

ÇOCUKLARIN ÇALIŞMA KOŞULLARI ÇOK AĞIR

Türkiye genelinde ekonomik işlerde çalışan çocukların haftalık ortalama fiili çalışma süreleri son derece yüksek.

6-17 yaş grubundaki çocukların haftalık ortalama fiili çalışma süresi 40 saatti bulurken, bu süre 15-17 yaş grubundaki çocuklar için 45,8 saattir (ortalama haftalık fiili çalışma süresi 6-14 yaş grubundaki çocuklar için 28 saattir). Erkek çocuklar haftada ortalama 43,2 saat çalışırken, kız çocuklar 33 saat çalışmaktadır.

Ancak en kötü tablo okula devam etmeyen çocuklar için görülmektedir. Haftalık ortalama fiili çalışma süresi okula devam etmeyen çocuklar için haftalık 54,3 saat ile Türkiye ortalamasının üstündedir (TÜİK 2013)

Ücretli, yevmiyeli veya kendi hesabına çalışan çocukların yüzde 52’si 2015 yılında aylık 500-700 TL’lik bir gelirle çalışmak zorunda kalmıştır.

Ücretli ya da yevmiyeli olarak çalışan çocukların,

  • % 3,4’ü sakatlanma ve yaralanma yaşamıştır
  • % 34’ü aşırı yorulmaktadır
  • 3’te birine işyerinde yemek verilmemektedir
  • % 36’sının haftalık izni yoktur
  • Yıllık ücretli izin % 89 için yoktur.
  • Mesleki eğitim için çalışanların oranı %21,7 seviyesindedir.

Bütün bu tablo çocukların düşük ücretlerle ve kötü çalışma koşulları altında çalıştırıldığını ortaya koymaktadır.

İŞ CİNAYETLERİ ÇOCUKLARI DA ÖLDÜRÜYOR

2013 yılında 59 çocuk işçi,

2014 yılında 54 çocuk işçi,

2015 yılında ise 63 çocuk işçi yaşamını yitirdi.

Son üç yılda hayatını kaybeden 176 çocuk işçinin 92’si tarım, 20’i inşaat, 14’ü ticaret-eğitim, 11’i metal, 6’sı gıda, 6’sı tekstil, 5’i konaklama-eğlence, 5’i taşımacılık, 5’i genel işler, 3’ü kimya, 2’si çimento, 1’i maden, 1’i iletişim, 1’i metal ve 1’i sağlık iş kolunda çalışıyordu.

İş kazalarında hayatını kaybeden işçilerimizin sayılarını dikkate aldığımızda, can veren her 30 işçiden yaklaşık birisi yoksulluktan dolayı çalışan çocuk işçilerdir. Çocuk işçiler güvencesiz işçi havuzunun önemli bir kaynağıdır ve çocuk işçi cinayetleri oranının artacağı da aşikârdır.

İşin en trajik tarafı ise;

1992’de Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (İLO) dünyada çocuk işçiliğinin sona erdirilmesine yönelik programı dünyada altı ülkede başlatıldı. Bu altı ülkeden biri de Türkiye’ydi.

1999’da kabul edilen İLO’nun dünyada çocuk işçiliğinin en kötü koşullarının ortadan kaldırılması için acil eylem planı adı altında 182 sayılı sözleşmesine Türkiye’de taraf oldu ve bu çerçevede de Türkiye’de 15 yaşından küçüklerin çalışması yasaklandı.

OYSA Kİ YASALAR TAMAM UYGULAMA YOK!!!

  • Medeni Kanunu’na göre 18 yaşını doldurmamış kişiler çocuk sayılır, reşit değildir. İş Kanunumuz da 18 yaşını doldurmamış çocukları çocuk ve genç işçi olarak belirlemiştir.
  • İş Kanunumuza göre15 yaşını doldurmamış çocukların çalıştırılması yasaktır.Ancak, 14 yaşını doldurmuş ve ilköğretimi tamamlamış olan çocuklar, bedensel, zihinsel ve ahlaki gelişmelerine ve eğitime devam edenlerin okullarına devamına engel olmayacak hafif işlerde çalıştırılabilirler.
  • Çocuk ve genç işçilerağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılamaz.
  • On sekiz yaşını doldurmamış çocuk ve genç işçiler gece çalıştırılamaz.
  • Temel eğitimi tamamlamış ve okula gitmeyen çocukların çalışma saatleri günde 7 ve haftada 35 saatten fazla olamaz. Ancak, 15 yaşını tamamlamış çocuklar için bu süre günde 8 ve haftada 40 saate kadar artırılabilir.Okula devam eden çocukların eğitim dönemindeki çalışma süreleri, eğitim saatleri dışında olmak üzere, en fazla günde 2 saat ve haftada 10 saat olabilir.
  • Çocukların ucuz işçilik olarak görülmesi hakka da hukuka da uygun değildir.

ŞARTLARI SAĞLAMAYANA PARA CEZASI

İş Kanunu hükümlerine aykırı olarak ağır ve tehlikeli işlerde onsekiz yaşını doldurmamış erkek çocukları ve gençleri ile çocuk ve genç işçileri gece çalıştıran işveren veya vekiline her bir işçi için 1.560 TL idari para cezası uygulanır.

Bir milletin temel taşıdır çocuklar ve Mustafa Kemal’in sözleridir bunu en iyi özetleyen;

“Çocuklar geleceğimizin güvencesi, yaşama sevincimizdir. Bugünün çocuğunu, yarının büyüğü olarak yetiştirmek hepimizin insanlık görevidir”

Biri çocuk işçi mi dedi yoksa kulağımda ki cevapsız çınlamamı?

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here