ERDOĞAN’DAN İŞ DÜNYASINA ‘İSTİHDAM’ ÇAĞRISI: GÜMBÜR GÜMBÜR ÇÖKERTECEĞİZ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım ve ve ekonomiyle ilgili alanlarda görev yapan bakanların katılım sağladığı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Ekonomi Şurası başladı. TOBB bünyesindeki 17 sektör meclisi yanı sıra, OSB’lerin temsilcisi ve 7 bölgenin temsilcileri dahil olmak üzere 30’a yakın konuşmacı, bölgesel ve sektörel sorunları dile getirecek.

TARİHİN EN KRİTİK MÜCADELELERİNDEN BİRİNİ VERİYORUZ

TOBB Ekonomi Şurası’nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasından satrbaşları şöyle:

Bugüne kadar ekonomiyle ilgili atılan ve atılacak olan her adımı sizlerle istişare ettik. Bugün de yine böyle bir amaçla bir aradayız. İstişarenin yeri bizim değerlerimizde çok çok farklı ve müstesna bir yeri vardır.

Sizlerden FETÖ ihanet çetesinin ülkemizin her yerinde olduğu gibi iş dünyasından da temizlenmesi hususunda daha fazla hassasiyet göstermenizi rica ediyorum. Bu örgütlerin başını tamamen ezmeden güvenle ve tam kapasiteyle yolumuza devam etmekte zorlanacağımızı belirtmek istiyorum. Gelecek nesiller için bu mücadeleye destek vermeniz şart. Güçlü geleceğimiz için bugüne kadar yaptıklarınız için her birinize ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum.

Şu gerçeği 80 milyonun tamamı gördüğüne inanıyorum. Türkiye tarihinin en kritik mücadelelerinden birini veriyor. Biz buna yeni İstiklal mücadelesi diyoruz. Çünkü bugün yaşadıklarımızı ancak Çanakkale ve Kurtuluş savaşıyla mukayese edebiliriz. Ülkemizin Afrika ve Ortadoğu ile ilişkisini kesmek için malum merkezlerden aldıkları güçle içeride ve dışarıda saldırıya geçmiş durumda.

İSTEDİKLERİNİ ALAMAYACAKLAR

İçeride ve dışarıda ekonomimize saldırıyorlar. Kredi derecelendirme kuruluşlarıyla olsun başka saldırılarla olsun… İstediklerini alabildiler mi alamadılar. İddia ediyorum. Alamayacaklar da. Dünyadaki kredi kuruluşlarının iradesi bu toplumun iradesinin üzerinde değildir. Olamayacaktır. Yeter ki biz dik duralım. Bu milletin girişimcisinin kaderini şu bu kuruluş belirleyemez. Bu kaderi siz belirleyeceksiniz.

Ne yazık ki içimizde de… Aynı gemide olduğumuzun bilincinde olmayan birileri sırf kaptanı sevmedikleri için gemiyi de kaptanı da devirmeye çalışıyor. Sağolsun milletim bunu görüyor. Onun için ben Rabia diyorum. Ne var burada. Tek vatan, tek millet, tek bayrak, tek devlet var…

Biz yürüyen cesetler değiliz. Ruh dünyasında bütünleşmiş bir milletiz. Bayrağımızın üstünde bir bayrak tanımıyoruz. Onun için ben milletimizin ‘evet’ diyeceğini düşünüyorum. Hayatını hiçe sayarak gövdesini tankların altına siper eden bu millet için ne yapsak azdır. Ne söylesek kifayetsizdir.

MİLLETE BORCUMUZU İSTİHDAM İLE ÖDEYELİM

Bu kahraman millete karşı borcumuzu ödeyebilmemiz için bir fırsat var. O fırsat istihdamı artırarak son dönemde yeniden yükselişe geçen işsizliğin önüne geçmek. İşsizlikte bu şekilde oranı gümbür gümbür çökertmemiz lazım. Ondan sonra o kredi derecelendirme kuruluşlarını göreceğiz. Ne gerekçeler yazmışlar aman Ya Rabbî! Anayasa referandumu falan.. Sana ne ya referandumdan? IMF’ye öyle dedik. “Eğer bizi yönetmeye kalkarsanız o zaman kusura bakma.” Biz bu günlere böyle geldik böyle gidiyoruz.

BU BİR SEFERBERLİKTİR! TÜM TÜRKİYE’DE BAŞLIYOR?

Ben bu çağrıyı bir seferberlik telakki ediyorum. Bu işin zorla olmayacağını kalpten yapılması gerektiğini söylüyorum. Devlet bu durumda ne kadar katkı yaparsa yapsın değişim olmaz. Aşk ile yürüyen sırtında dünyanın yükünü taşır. İşte mesele bu. Dünyayı sırtında taşıyanlara yer var burada. Ülkeye hizmet bir aşk işi. Yüreğinde halka hizmeti taşımayanın vay haline. Yunus Emre böylelerini cesede benzetiyor. Ben burada yüreğinde aşk taşıyan başkanlarımızı görüyoruz. Sizlerin beni de milletimizi de mahcup etmeyeceğine inanıyorum. 81 ilin valisinin de bu işin takipçisi olması gerektiğini de duyuruyorum. Aslına bakılırsa Türkiye’nin büyüme ve istihdam karnesi oldukça parlaktır. Türkiye sadece 2009’u büyümeyle kapamadı. Sonrasında hep büyüdü. 2009’daki küçülmenin sebebi de biz değiliz. Küresel finans krizi Türkiye’yi teğet geçerken böyle bir hasara neden oldu.”

İşsizlik rakamlarındaki artış istihdamda azalma yaşanıyor olmasından değil nüfusumuzdaki genç oranın yüksekliğindendir. İstihdam seferberliğine en iyi neticeyi almak üzere tüm şehirler katılacak. Belediyelerin de katkıda bulunacağını ifade etmek istiyorum.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, işsizlik rakamlarını düşürmek için iş adamlarıyla sıkı pazarlığa girdi. Erdoğan’ın iş adamı Abdülkadir Konukoğlu’yla girdiği dialog salondakileri güldürdü. “İçimizde öyle girişimcilerimiz iş verenlerimiz var ki onlar 1 tane ile doymamaları lazım. Herkesin gücüne göre alması lazım” diyen Erdoğan, Sanko, Sabancı, Kale ve Koç Grubu’na da seslendi:

SABANCI DA KALE GRUBU DA KAPIYI AÇACAKTIR

“Mesela Konukoğlu bu seferberlikte alabilir. Coştun yine deli gönül diyeceksin. Başkan diyor ki ‘Konukoğlu rakam vermedi’. Buyur, en az yüzde 5 diyor. Şu anda Konukoğlu grubunda kaç kişi çalışıyor? Yani 20 bin kabul etmiş olsak… Hesap kolay olsun diye söylüyorum, yani 20 bin olsa bin yapar. İnanın şu anda bu işin öyle bir bereketi var ki… Benim Abdulkadir Konukoğlu kardeşim bu kapıyı açtığı zaman, herhalde ardından Sabancı da Kale grubu da gelecektir yani.

TABİ KOÇ GRUBU DA BOŞ DURMAYACAKTIR

Zeynep hanım da orada hesapları yapıyor herhalde şu anda. Kaç kişi alacağız diye hesabını yapıyor. Tabi Koç grubu burada boş durmayacaktır. Bu seferberliği lütfen patronlara iletin.

BAŞBAKAN YILDIRIM: sigorta PRİMİ BİZDEN, NET ÜCRETİ SİZDEN

Başbakan Binali Yıldırım ise konuşmasında şunları söyledi:

“İstikrar ve güveni sekteye uğratmak için her türlü gayreti gösteriyorlar. Ama biz ekonomimize, milletimize, işadamlarımıza güveniyoruz. Oyunları boşa çıkaracağız. 2017 bazılarının sürekli olarak karamsarlık pompaladığı bir yıl olmayacak, Türk ekonomisinin şaha kalkacağı bir yıl olacaktır. 12.5 milyon çalışan için 12 milyar liralık kaynağı hükümet olarak karşılıyoruz. Sigorta primleri vergileri bizden net ücreti sizden olacak.

“HERKESİ BU İMKANDAN YARARLANDIRACAĞIZ”

Geçtiğimiz 6 ay içinde birçok değişime imza attık. Ar-Ge Kanunu’nu çıkardık. İşgücü piyasasında reformu gerçekleştirdik. Özel istihdam büroları açtık. Yargının daha hızlı işlemesinin yolunu açtık. Bilirkişi müessesesine yeni işleyişler kazandırdık. Bugünlerde işletmelerimizin en fazla talepleri kaynak ihtiyacı ve teminat ihtiyacı. Bu konuda da birkaç düzenlemeyi aynı anda gerçekleştirdik. Tasarruf artırılmasına yönelik BES’te otomatik katılımın önünü açtık. İhracata önemli teşvikler verdik. İş ticareti canlandırmak için beyaz eşyanın KDV’sinin indirilmesi gibi tedbirler de sonuç verdi. Otomotivde bazı vergilerin düşmesiyle satışların yükseldiğini gördük. Sicil affı getirmek suretiyle firmalarımızın kaynağa erişimdeki sıkıntılarını ortadan kaldırdık. Küçük Ölçekli esnaflarımız işlerini kaybettiğinde Ahilik Fonu’ndan yararlanacak. KOBİ’lere 50 bin liraya bir yıl ödemesiz, iki yıl geri ödemeli faizsiz destek veriyoruz. Geçen yıl 15 bin KOBİ’ye bunu verdik. Bu sene 250 bin müracaat var. Bütün herkesi bu imkandan yararlandıracağız. İşletmelerin yatırımlarını Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya yönlendirmesini talep ediyorum. İnsanların yerlerine yurtlarına dönmesi için bunun olması gerekiyor. Bununla ilgili çeşitli toplantıları Kalkınma Bakanlığı sizlerle paylaşıyor. Burada da teşvikleri ve kolaylıkları paylaşma fırsatı bulacağız.

“BUNDAN SONRA SÖZ SİZİN, KARAR SİZİN”

Ülkemiz bir yandan bölücü ve FETÖ’cü örgütlerle savaşırken, ekonomiye alan açmak için çalışıyoruz. Bu sene bir referandum olacak. Bu bir seçim değil. 18 sefer değiştirilmiş ama bir türlü milletin ihtiyacını karşılayacak Anayasa’nın değişikliği. Bu değişikliğin bir farkı var. 2007’de Cumhurbaşkanı’nı Meclis’te seçemedi. O gün ana muhalefet “367” diye bir icat koydu. Bu hiç kimsenin aklına gelmemiş bir uygulamayı Meclis’e dayatmaya kalktılar. Biz de “Millet seçer” dedik. 10 Ağustos 2014’te partimizin kurucusu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan seçilerek Türkiye’de yeni bir dönem başladı. Bu dönem geniş yetkileri olan ama sorumluluğu olmayan bir sistem. Bu durumda değişiklik gerekirdi. Biz, “Bu değişikliği bütün partiler yapalım” dedik. Herkese gittik. “Onay makamı millet olacak” dedik. “Uzlaşalım” dedik. Bu mümkün olmadı. CHP, başka bir teklif getirdi. “Siz de teklifinizi getirin, biz de getirelim. Millete götürelim” dedik. Ses çıkmadı. MHP ile birlikte bu önemli sorunu çözmek, 2007’den sonra yarım kalan işi Meclis’e getirdik. 339 milletvekilinin kabul oyuyla teklif kabul edildi. Bundan sonra söz sizin, karar sizin. Türkiye’nin artık vesayet odaklarıyla uğraşmasını engelleyecek, demokrasiyi daha da güçlendirecek bu değişime işadamları hazır mı? Önümüzdeki halk oylamasında milletimiz elbette ki her şeyi değerlendirip, kararını verecek.

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here