9.Hukuk Dairesi – Kıdem Tazminatı, İhbar Tazminatı ve Fazla Mesai Alacaklarına İlişkin Karar

9. Hukuk Dairesi         2017/67 E.  ,  2017/989 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti, resmi tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı; davalı şirkette üretim bölümünün müdürü olarak 01/05/2009 tarihinde işe başladığını, iş akdinin 10/02/2012 tarihinde haksız nedenle feshedildiğini iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin, hafta tatili ve resmi tatil alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı; davacının 13/07/2000 – 14/02/2012 tarihleri arası çalıştığını, asgari ücret ile çalıştığını, üç gün üst üste işe gelmediğinden iş akdinin feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Yerel Mahkemenin ilk kararı, Dairemizin 25/02/2016 tarih ve 2014/31484 Esas, 2016/4129 Karar sayılı ilamıyla “…Mahkemenin gerekçeli kararında dava dilekçesi ve davalı savunması özetlenmiş, tanık beyanları gerekçeli karara aynen yazılmış,
Feshe ilişkin “ tanık beyanları feshin davalı tarafından yapıldığı yönünde mahkemeye bilgi vermiş, samimi bulunmuş, feshin tazminat gerektirdiği düşünülmüştür.” şeklinde açıklama yapılmış,
“ Tanık beyanları, SGK kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. “ gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Tanık beyanlarının kararda yazılması gerekçe olarak kabul edilemez. Mahkemece tarafların iddia ve savunmalarından hangisine, hangi sebeplerle üstünlük tanındığı, açıklanmamış, dosyaya özgü, iddia ve savunmayı değerlendirir bir gerekçe oluşturulmamış, fazla çalışma ve genel tatil ücreti ile yıllık ücretli izin alacağının kabul gerekçeleri belirtilmemiştir.
Mahkemece davada birden fazla alacak kalemi olduğu halde hüküm fıkrasında “ fazlaya dair talebin reddine “ denilerek karar verilmiştir.
Hüküm fıkrasındaki “ fazlaya dair talebin reddine “ şeklindeki açıklama kabul edilen alacaklardaki fazla talebin reddedildiği sonucunu doğurur. Bu tür açıklama hangi kalem alacaktaki fazla talebin reddedildiğini göstermediği gibi sübut bulmayan alacağı da karşılamamaktadır.
Mahkemece hafta tatili alacağı hakkında ne karar verildiğinin açıkça belirtilmemesi ve hükmedilen miktarların net mi yoksa brüt mü olduğunun hüküm fıkrasında açıkça belirtilmemesi de hatalıdır.
Ayrıca iş akdinin 10.02.2012 tarihinde feshedildiğini iddia ettiği halde, mahkemece yeterli bulunarak hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda akdin sona erme tarihi talebe aykırı biçimde 27.02.2012 olarak belirlenmiştir.
Bu nedenle Mahkemenin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’ nın 141 ve HMK. nun 297. maddesine aykırı şekilde gerekçe içermeyen, fesih tarihinde talep aşılarak oluşturulan ve infazda tereddüde neden olacak şekilde oluşturulan kararının bozulması gerekmiştir.” gerekçeleriyle bozulmuştur.
Yerel mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece davalı lehine 500,00 TL. vekâlet ücretine hükmedilmiştir.
Karar tarihindeki AAÜT. sinin 12. maddesine göre ;
(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
(2) Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.
Somut uyuşmazlıkta davanın reddedilen kısmı 1.404,68 TL. olduğundan Mahkemece vekil ile temsil edilen davalı lehine bu miktar vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 500,00 TL. vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK. nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
F)SONUÇ:
Hüküm fıkrasının davalı lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin bendindeki “500,00“ rakamının çıkartılarak yerine “ 1.404,68“ rakamının yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 26.01.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here