22. Hukuk Dairesi – İş Mahkemesi

22. Hukuk Dairesi         2017/30670 E.  ,  2017/7334 K.
“İçtihat Metni”


MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı Elektrik Üretim A.Ş. Genel Müdürlüğü vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili; müvekkilinin davalı işverene ait iş yerinde servis şoförü olarak 11.10.2013 tarihinde… sicil numarası ile işe başladığını ve yaklaşık 3 yıl boyunca çalıştığını, müvekkilinin işe girerken imzalamış olduğu belirsiz iş sözleşmesinin 29.01.2016 tarihinde herhangi bir sebep gösterilmeksizin feshedildiğini, iş sözleşmesinin feshedildiğinin ihbarının aynı gün müvekkiline şifahen bildirildiğini, feshe ilişkin bildirimini öğrendikten sonra müvekkilinin davalı işveren ile görüşme sağladığını, feshin nedenini sorduğunu, davalı işveren tarafından ise verilen cevapta performans düşüklüğü ve benzeri nedenlerin gerekçe gösterildiği, müvekkilinden önce aynı durumda olan… isimli kişinin ise işine halen devam ettiğini, müvekkilinin işe iadesini, boşta geçen sürelere ilişkin ücret alacağının yanı sıra diğer haklarının yasal faizi ile birlikte tahsiline, diğer haklarının 29.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı işverenden tahsil edilmesini, başvurusuna rağmen müvekkilinin yasal süresi içinde işe başlatılmaması halinde 8 aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatının 29.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı işverenden tahsil edilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … Seyahat Otomotiv Gıda Dayanıklı Tüketim Malları San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili; davacının müvekkil şirkette şoför olarak çalıştığını, davacının tamamen kötü niyetle hareket ettiğini, davacının müvekkil şirket yetkilisine gelerek 29.01.2016 tarihinde emekli olacağını bildirdiğini, bu nedenle artık işte çalışmayacağını belirttiğini, zaten SGK müdürlüğüne yazılan emeklilik başvurusunda bunun açık olduğunun anlaşılacağını, davacının emekli olduktan sonra tekrar müvekkil şirket yetkilisine başvuru yaparak çalışmak istediğini söylediğini, bunun üzerine müvekkil şirket nezdinde tekrar işe alındığını, ancak davacının işten tekrar ayrılmak istediğini beyan ettiğini, davacı yanın davranışlarının tamamen lakayitleştiğini, ancak bütün bunlara rağmen müvekkil şirketin tamamen iyi niyetli davrandığını, davacının işini yaparken gerekli dikkati ve özeni göstermemesi nedeniyle asıl işveren konumunda bulunan … yetkilileri tarafından defalarca uyarıldığını, ancak yinede gerekli özeni göstermediğini, iş güvenliğini tehlikeye soktuğunu, bu davranışları yüzünden davacı hakkında defalarca tutanak tutulduğunu, ancak yinede kendisine hep bir şans daha verildiğini, son olarak … tarafından tutulan ve müvekkil şirkete gönderilen 05.02.2016 tarihli tutanakta davacının her an kaza yapabilecek tedirginliği yarattığını, iş güvenliğini tehlikeye soktuğunu, sürücülük vasfını yerine getirmediğini, bu nedenle davacının işine 5 gün içinde son verilmesini talep etmesi ve müvekkil firmanın da davacının bu davranışlarının devam etmesi üzerine İş Kanun’un 25 II-ı maddesi gereğince davacının işine son verildiğini, davanın reddine karar verilmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacının üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı … vekili; öncelikle açılan bu davanın taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini, taraflarının asıl işi olan elektrik üretmek ve satışını yapmanın dışında herhangi bir mal yada hizmet alımına yada yapım işine ihtiyacı olması halinde bunları 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu uyarınca ihale ile temin ettiği ve dolayısıyla taraflarının bu işte bir ihale makamının olduğunu, davacının teşekküllerinin işçisi olmadığını, davacının diğer davalı firmaya bağlı olarak çalıştığını, teşekkülerinin sırf ihale makamı olduğunu, ihale ile verilen iş anahtar teslim işi olduğunu, teşekülleri ile hukuki ve fiili hiçbir ilişkisi bulunmayan davacının iş akdinin feshini ileri sürerek bu davada teşekküllerini hasım göstermesinin hukuken de kabulünün mümkün olmadığını, davanın haksız olduğunu ve husumet yönünden red edilmesi gerektiğine karar verilmesini, öte yandan davacının diğer davalı firmaya bağlı şoför olarak çalıştığını, servis aracını kullandığı sırada aracı hızlı kullandığı, virajlara girerken savurma tehlikesinin olduğunu, hatta elektrik direklerine çarpma tehlikesi atlattığını, araçta bulunan personele her an kaza tehlikesi yaşattığını, her an trafik kazası yapılacağı tehlikesiyle yaşadığını, bu durumların 05.02.2016 tarihinde tutunak tutularak kayıt altına alındığını, diğer davalı şirket tarafından davacı … Ari’nin 5 gün içinde başka bir şoför ile değiştirilmesini talep ettiklerini, Durmuş Ali’nin iş disiplinine riayetsizliği araç kullanımında dikkatsizliği ve personelin canını tehlikeye atması gibi nedenlerle işine tekrar iade edilmesinin uygun görülmediği bildirilmiştir.
Mahkemece, davacı işçinin iş sözleşmesinin performans düşüklüğü nedeniyle feshedildiği, davalı işverenin ispat yükümlülüğünü yerine getirmemesi sonucu işverence gerçekleştirilen feshin geçerli nedene dayanmadığı ve dinlenen tanık beyanları ile davacı işçinin davasında haklı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı Elektrik Üretim AŞ vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İş Kanunu’nun 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu, işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; aralarında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunan davalılar… A.Ş. ile … Seyahat Oto Gıda Dtm. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasındaki sözleşme kapsamında alt işveren işçisi servis şoförü olarak çalışan davacının iş sözleşmesi tedbirsiz ve dikkatsiz olarak araç kullandığı ve iş güvenliğini tehlikeye düşürdüğü gerekçesi ile 4857 sayılı İş Kanunu madde 25/H-ı gereğince feshedilmiştir. Davalı işverence dosyaya sunulan 05.02.2016 tarihli tutanakta davacının 04.02.2016 günü hızlı araç kullanması nedeni ile uyarıldığı, 05.02.2016 tarihinde de aynı şekilde davranışta bulunduğu belirtilmektedir. Dinlenen davacı tanıklarından ikisi olayla ilgili bilgilerinin bulunmadığını, diğer tanık ise davacının iş güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde araç kullandığını duyduğunu belirtmektedir. Mevcut delil durumuna göre davacının söz konusu davranışları fesih için haklı neden ağırlığında olmamakla birlikte geçerli neden teşkil ettiğinden davanın reddi yerine dosya kapsamı ile uyumlu olmayan gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiş, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi gereğince Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
SONUÇ:
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanm REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı yargılama giderinin olmadığının tespitine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.980,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine, kesin olarak 03.04.2017 gününde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here