ASGARİ ÜCRET ”YOKSULLAŞTI”

Asgari ücretlinin alım gücü kaybındaki çarpıcı rakamlar BİSAM’IN raporunda yer aldı.

Asgari ücretli enflasyon karşısında yüzde 4.5 yoksullaştı

Birleşik Metal-İş Sendikası Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM) 04.12.2017 tarihli Enflasyon ve Hayat Pahalılığı Dönem Raporu (Kasım 2017)’nu yayınladı. Sendikanın raporunda çarpıcı veriler ele alındı ve asgari ücretteki kayıplar TÜİK’in açıkladığı verilerle ortaya konuldu.
Birleşik Metal İş Sendikası Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM) tarafından hazırlanan Enflasyon ve Hayat Pahalılığı raporu asgari ücretin vergi dilimi ve enflasyon nedeniyle yaşadığı alım gücü kaybını ortaya koydu.

Kasım 2017 Dönem Raporu’nda, asgari ücretin geçtiğimiz yıl aralık ayında yapılan yüzde 7.9’luk artışla AGİ (Asgari Geçim İndirimi) dahil 1404 lira seviyesine ulaştığı hatırlatılarak, vergi dilimi nedeniyle işçilerin eline eylül ayından bu yanan 75.5 lira daha az geçtiğine dikkat çekildi. Buna göre asgari ücretlinin eline son üç aydır AGİ dahil 1346 lira geçiyor. Torba yasa ile aradaki kayıp işçilere geri ödenecek.

Ancak asgari ücretlinin kaybı vergi diliminden kaynaklanan kayıpla sınırlı değil.

ALIM GÜCÜNÜNÜ YÜZDE 9.6 SEVİYESİNDE KAYBETTİ

TÜİK tarafından Kasım 2017 için enflasyon (TÜFE) oranı yüzde 13 olarak gerçekleşti. Buna göre asgari ücret vergi kaybı dahil enflasyon karşısında alım gücünü yüzde 9.6 seviyesinde kaybetti. Vergi diliminden kaynaklı olarak yaşanan kayıp telafi edilse bile asgari ücretlinin enflasyon karşısında alım gücü kaybı yüzde 4.6 seviyesine ulaştı.

Gıda enflasyonu karşısında kayıp ise vergi dilimi nedeniyle yaşanan gelir kaybı dikkate alınırsa yüzde 11.8’e ulaştı. Vergi dilimi kaybı telafi edilse bile asgari ücretlinin alım kaybı yüzde 6.8 olacak.Buna göre asgari ücretli gerçek ücretli ile Aralık 2016 tarihinde 10 kilograma doldurduğu gıda sepetini, Aralık 2017 tarihinde dokuz kilogram ile bir kilogram eksik doldurabiliyor.

Asgari ücretlinin alım gücü, enflasyon karşısında,

Sebzede yüzde 14,

Süt, peynir ve yumurta grubunda yüzde 13,

Meyvelerde yüzde 12,

Yağlarda yüzde 8 azaldı.

*Bu kayıp vergi dilimindeki azalışla beraber,

Sebzede yüzde 18,

Süt, peynir ve yumurta grubunda yüzde 17,

Meyvede yüzde 17 olarak hissedildi.

Asgari ücretli geçtiğimiz yılın aynı ayına göre alım gücünü enflasyon karşısında (vergi dilimi kaybı dahil) ette yüzde 5.9, balıkta yüzde 18.9, kirada 6.6 oranında kaybetti.

Asgari ücrete geçtiğimiz yıl aralık ayında 2017 yılı için tek bir ücret artışı yapılmıştı. Ancak asgari ücretli, yüksek enflasyon oranları karşısında, her ay bir önceki yılın aynı dönemine göre alım gücü kaybı yaşamaya devam etti. Bunun yanında vergi dilimindeki artıştan kaynaklı olarak da son 3 aydır gelir kaybı yaşıyor. Bekar bir asgari ücretli eylül, ekim, kasım ve aralık ayları için toplamda 302 TL eksik maaş almış olacak. Ancak asgari ücretli bu tutardan fazlasını enflasyon karşısında kaybetti. Enflasyon karşısındaki alım gücü kaybı (vergi dilimi kaybı hariç) aylık ortalama yüzde 2.9 oranına ulaşmış durumda. Bu oran asgari ücretlinin ücretine yansısaydı, asgari ücretli Asgari ücretlinin 11 ayda eline 448 TL daha fazla geçmiş olacaktı.

Bir başka ifade ile asgari ücretli geçtiğimiz yılın aynı dönemine (ocak-kasım) göre reel olarak 448 TL daha az gelir elde etti.

BİSAM, TÜİK Tüketim Harcamaları İstatistikleri ve TÜİK Tüketici Fiyat Endeksi Harcama Gruplarına Göre Endeks Sonuçlarını kullanarak farklı gelir grupları için enflasyon hesaplaması yapıyor.Bu hesaplamaya göre enflasyon çeşitli gelir ve tüketim grupları için farklı sonuçlar yaratıyor. Buna göre;Kasım 2003-Kasım 2017 dönemleri arasında genel TÜFE yüzde 214 artış gösterirken bu oran düzenli ücretlilerde yüzde 233,Yevmiyeli çalışanlar için yüzde 246,Emekli aylığı ile geçinenlerde yüzde 238,Nüfusun en yoksul yüzde 20’lik kesiminde yüzde 241 oldu. En zengin yüzde 20’lik dilim için ise enflasyon yüzde 229 olarak gerçekleşti. Buna göre enflasyon hesaplaması yoksulu daha da yoksullaştırdı.

BİSAM tarafından Kasım 2003-Kasım 2017 dönemlerine göre gizli yoksullaşma oranları da hesaplandı. Gizli yoksullaşma genel enflasyon rakamları ile farklı gelir gruplarının enflasyonlarının arasındaki farktan kaynaklanan ve kayıtlara yansımayan yoksullaşma düzeyini ortaya koyuyor.

Buna göre son 14 yıllık dönemde (Kasım 2003-Kasım 2017) gizli yoksullaşmayı en yoğun olarak yaşayanlar, işteki duruma göre yüzde 10.2 ile “Yevmiyeliler”, mesleğe göre yüzde 8.8 ile “Nitelik gerektirmeyen işlerde çalışanlar”, temel gelir kaynağına göre yüzde 9.4 ile “Diğer Transferlerle Geçinenler” oldu. Enflasyon nedeniyle yaşanan gizli yoksullaşma, en yoksul yüzde 20 için yüzde 8.7 seviyesinde gerçekleşti. Buna karşın en zengin yüzde 20 için gizli yoksullaşma yüzde 4.8 oldu.

SONUÇ

Raporun sonuç bölümü ise şöyle bitiriliyor;

“Ayrıca yüksek enflasyonlu günlere geri dönüş yaşandığı bu dönemde ücret kayıpları derhal giderilmelidir. Bu nedenle;
1) Ücret artışlarında dar gelirlileri dikkate alınacak ayrı bir endeks oluşturulmalıdır.
2) Toplum tarafından yaygın olarak kullanılmadığı halde, yüksek değer taşıdığı için enflasyonu önemi oranda etkileyen ürünlerin mal sepetindeki ağırlığı gözden geçirilmeli, teknolojik gelişmeye koşut olarak fiyatları sürekli olarak gerileyen ürünler, sepetten çıkartılmalıdır.
3) Her türlü sübjektif müdahaleye açık olan yıllık sepet değişiminden vaz geçilmeli. Sepetteki değişiklikler 3’er yıllık dönemler halinde gerçekleştirilmelidir.
4) İstatistik konseyinin kapsamı genişletilerek emek örgütlerinin katılımı ve denetimi sağlanmalıdır.
5) Hükümetin TÜİK’e müdahalesi anlamına gelecek yaklaşımlardan ve söylemlerden uzak durulmalıdır.
6) Enflasyon hesaplamasında araştırma kapsamında belirtilen unsurlardan kaynaklı olarak yaşanan gelir kayıpları giderilmelidir.
7) Asgari ücrete yapılan artışın enflasyon verilerinin gerisinde kaldığı görülmektedir. Yıl sonu tahminleri de bu durumun süreceğini göstermektedir.

Bu nedenle yaşanan kayıplar derhal giderilmelidir.”

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here